Dövme

Erkek Kol Dövmeleri

Read More...

Burçlar

Koç Burcu Günlük Yorum & Bugün Aşk, İş, Para Yorumu

Koç burcu günlük yorumu bugün neler söylüyor? Koç burcu bugün neler yaşayacak? Günlük genel, aşk & ilişkiler, iş & kariyer ve maddi durumunuz ile ilgili yorumları, 2 Aralık 2020 Çarşamba gününe özel, Koç burcu günlük yıldız falı ve günlük burç yorumları ile birlikte öğrenin.

Koç Burcu Günlük Yorumu Genel Durum
2 Aralık 2020 Çarşamba yorumu : Haftanın üçüncü gününde, uzun zamandır beklediğiniz bir haberi alma şansınız var. Çözüm arayışlarınız konusunda da herhangi bir sorunla karşılaşmayacaksınız. Kendinizi gereğinden fazla yıpratmamanız gereken bir gündesiniz. Tüm gelişmeleri yakından takip etmeli ve odaklanma sorunlarını geride bırakmalısınız. Çabalarınızın karşılığını alabileceğiniz bir sürece giriyorsunuz.

Koç Burcu Günlük Yorumu Aşk & İlişkiler
Koç burcu bugün aşk & ilişkiler yorumu: Bugün, aşk ve ilişki hayatınızda duygularınızı ve mantığınızı dengelemek isteyeceksiniz. Düşündüklerinizi uygulama noktasında biraz daha planlı olmanız gerekiyor. Ön planda olmak gibi bir arzunuz var ancak bunun da yıpratıcı olabileceğini unutmamalısınız. Üstesinden gelebileceğiniz bir süreçtesiniz.

Koç Burcu Günlük Yorumu İş & Kariyer
İş ve kariyer hayatınızda bugün, farklı yönlendirmeler içerisine giriyorsunuz ki bu da mesleki açıdan yeni gelişmelerle karşı karşıya kalabileceğiniz anlamına gelmekte. Kendinizi baskı altında hissettiğiniz noktalarda dahi biraz daha dengeli olmaya çalışın. Kontrolü tamamen elinizde bulundurmanız gereken bir gün.

Koç Burcu Günlük Yorumu Maddi Durum
Koç burcu günlük maddi yorum : Bugün, maddiyata dayalı konularda daha geniş düşünmeye başlıyorsunuz. Beklenmedik gelişmeler gündeme gelecek olsa da üstesinden gelmekte zorlanmayacaksınız. Pratik çözümler üretmek sizi başarıya ulaştırabilir.

Read More...

Genel

Gözler Pazartesi toplanacak Kabine’ye çevrildi! Sokağa çıkma kısıtlaması genişliyor

Koronavirüs salgınında vaka sayısı her geçen gün artarken gözler Pazartesi günü yapılacak Kabine toplantısına çevrildi. Kritik toplantıda başta hafta içi sokağa çıkma kısıtlaması olmak üzere pek çok yeni önlemin alınacağı ifade edildi.

Türkiye’de koronavirüs salgınında her geçen gün yeni rekorlar geliyor. Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre günlük vaka sayısı 30 binin üzerine çıkarken, Pazartesi günü yapılması beklenen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplantısında ciddi yasakların gelmesi bekleniyor. Ortaya çıkan yeni iddialara göre, hafta sonu tam karantina beklenirken, hafta içi ise saat 20.00 ile sabah saat 05.00 arası sokağa çıkma yasağı uygulanması bekleniyor.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN VE SAĞLIK BAKANI KOCA UYARMIŞTI

Koronavirüs salgınında tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hasta sayısında büyük artış yaşanıyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, geçtiğimiz günlerde Bilim Kurulu toplantısı sonrası yaptığı açıklamada tüm vaka sayılarını paylaşmıştı.

Bakan Koca’nın tüm vaka sayılarını açıklamasının ardından günlük vaka sayısı 30 binin üzerine çıktı. Sağlık Bakanı Koca, Bilim Kurulu sonrası yaptığı açıklamada vaka sayılarının artması durumunda yeni tedbirlerin uygulanabileceğinin altını çizmişti.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise, Cuma namazı sonrası Üsküdar’da yaptığı açıklamada vaka sayılarının artması durumunda yeni tedbirlerin alınmasının kaçınılmaz olacağının altını çizdi.

KABİNE TOPLANTISINDA BU TEDBİRLER MASAYA YATIRILACAK

Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı son verilere göre günlük vaka sayısının 30 binin üzerine çıkması ve vefat sayısının 182’ye gelmesi ile birlikte Pazartesi günü yapılacak Kabine toplantısında yeni tedbirler masaya yatırılacak. Alınacak tedbirler içinde en merak edileni ise sokağa çıkma yasağı ile ilgili oldu. Bilim insanları vaka sayılarının artması sonrası tam karantina uygulanması gerektiğini belirtirken, Kabine’den ise farklı bir karar çıkması bekleniyor.

HAFTA İÇİ DE SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI MI GELİYOR?

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nden hafta sonları bütün gün sokağa çıkmanın kısıtlanması ve hafta içi ise 20.00-05.00 saatleri arasında sokağa çıkma kısıtlaması kararı çıkacağı iddia edildi.

İŞTE MASADAKİ YENİ ÖNLEMLER

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nden sokağa çıkma kısıtlaması kararı dışında başka yeni tedbirlerin de çıkacağı iddia ediliyor. Bunların arasında oteller, berber ve kuaförler ile tüm mekânların kapanması ve seyahat yasaklarının gelmesi bulunuyor. Büyükşehirlere giriş ve çıkışların kapatılacağı belirtilirken, havalimanlarının uluslararası uçuşlara kapanmasının da alınacak diğer önlemler arasında yer alacağı yer alıyor.

Read More...

Genel

Karantina Ve Pandemi

Karantina dedikleri olayın mantığı aslında virüsün yayılmasını engellemek. Pandemi dedikleri olay ise salgın.
Sadece bu iki kavramın varlığı bile ülkemizde ekonomik, kültürel, duygusal ve psikolojik eksikliklerin ortaya çıkmasını veya
oluşmasını sağlıyor. Kişiden kişiye göre zorlukları değişen bu eksikliklerin acilen giderilmesi gerekmektedir.

İnsanlar dışarı çıkamadıkları için, evde sıkılma dediğimiz etkinliği sıkça yapar oldular. Anne ve baba ile olan samimiyet arttı,
kardeşler arasında çıkan kavgalar son zamanlarda rağbet görmekte. Enerji birikmesiyle oluşan bu kavgalar, aslında Çindeki insanlara
yapılan bir eylem, bir isyandır. Bizler ise doğal olarak provakatör oluyoruz. Siyasetle hiçbir alakası olmayan insanı bile bu hale
getiren COVİD kodlu salgın, ruhumuzda ne gibi yaralar açıyor tahmin bile edemezsiniz. Gençlere baktığımızda çoğunun yürekleri kan ağlıyor.
Neden? Kız arkadaşlarıyla dedikodu yapmayı seven Merveye bir bakın. Gözlerini büyülte büyülte arkadaşlarına bakamadığı için göz kasları,
çekirdek çitleyemediği içinse büzüşmeyen dudakları isyan ediyor. Genç aşıklardan bahsetmiyorum bile…
En çok üzüldüğüm durum olan aşk meşk durumları yine karaborsaya düşmüş durumda. Zaten ne zaman aşıklar kazandı ki? Birbirini göremeyen,
birbirlerinin kokusunu içine çeke çeke sarılamayan aşıklarımız. Koku halüsinasyonlar dediğimiz olayı sıkça yaşamaya başlamıştır.

Birbirlerini teknoloji dedikleri resimlerle görmek zorunda kalmışlardır. Aslında birbirlerine fazla yaklaşmadan görebilmeleri mümkün ancakKarantina dedikleri olayın mantığı aslında virüsün yayılmasını engellemek. Pandemi dedikleri olay ise salgın.
Sadece bu iki kavramın varlığı bile ülkemizde ekonomik, kültürel, duygusal ve psikolojik eksikliklerin ortaya çıkmasını veya
oluşmasını sağlıyor. Kişiden kişiye göre zorlukları değişen bu eksikliklerin acilen giderilmesi gerekmektedir.

İnsanlar dışarı çıkamadıkları için, evde sıkılma dediğimiz etkinliği sıkça yapar oldular. Anne ve baba ile olan samimiyet arttı,
kardeşler arasında çıkan kavgalar son zamanlarda rağbet görmekte. Enerji birikmesiyle oluşan bu kavgalar, aslında Çindeki insanlara
yapılan bir eylem, bir isyandır. Bizler ise doğal olarak provakatör oluyoruz. Siyasetle hiçbir alakası olmayan insanı bile bu hale
getiren COVİD kodlu salgın, ruhumuzda ne gibi yaralar açıyor tahmin bile edemezsiniz. Gençlere baktığımızda çoğunun yürekleri kan ağlıyor.
Neden? Kız arkadaşlarıyla dedikodu yapmayı seven Merveye bir bakın. Gözlerini büyülte büyülte arkadaşlarına bakamadığı için göz kasları,
çekirdek çitleyemediği içinse büzüşmeyen dudakları isyan ediyor. Genç aşıklardan bahsetmiyorum bile…
En çok üzüldüğüm durum olan aşk meşk durumları yine karaborsaya düşmüş durumda. Zaten ne zaman aşıklar kazandı ki? Birbirini göremeyen,
birbirlerinin kokusunu içine çeke çeke sarılamayan aşıklarımız. Koku halüsinasyonlar dediğimiz olayı sıkça yaşamaya başlamıştır.

Birbirlerini teknoloji dedikleri resimlerle görmek zorunda kalmışlardır. Aslında birbirlerine fazla yaklaşmadan görebilmeleri mümkün ancak
aşk dediğimiz olay bu sosyal mesafe denen kavramı hiçe sayıyor.
Ekonomik özgürlüğü yerinde olan insanlar biraz daha şanslı, kendi evlerinde ailelerinden istediği zaman uzaklaşabiliyorlar. Bu da ruhsal
daralmayı ortadan kaldırıyor. Ayrı yaşamak beraberinde can sıkıntısı ve yalnızlığıda getirdiği için, insanlar çeşitli çözümler bulmaya başladılar.
Can sıkıntılarını midelerini doldurarak, yalnızlıklarını ise film karakterlerini izleyerek gideren bu tip insan türü. Diyetisyenlerin ve spor
salonlarının önünü açmıştır. Bu tarz sıkıntıları öngörebilenler zengin olmaya başlamışlardır. Eleştirmemiz gereken durumların da olduğunu inkar edemeyiz
ancak bunları dile de getiremeyiz. Durum bu kadar karmaşık işte…

Halka duyuru olarak geçilmesi gereken bazı hususlar var. Bunlar maskenizi çıkarmayın veya sosyal mesafeyi koruyun gibi şeylerden ziyade, öfkenizi ortaya çıkarmayın
ve psikolojinizi koruyun gibi şeylerin insanlara duyurulması gerekiyor. İnsanların evde kendisine bişeyler katması gerekiyor. Yeni bir şey öğrenebilir mesela veya
evde spor yaparak daha sağlıklı bir yaşamın başlangıcı yapılabilir.
aşk dediğimiz olay bu sosyal mesafe denen kavramı hiçe sayıyor.
Ekonomik özgürlüğü yerinde olan insanlar biraz daha şanslı, kendi evlerinde ailelerinden istediği zaman uzaklaşabiliyorlar. Bu da ruhsal
daralmayı ortadan kaldırıyor. Ayrı yaşamak beraberinde can sıkıntısı ve yalnızlığıda getirdiği için, insanlar çeşitli çözümler bulmaya başladılar.
Can sıkıntılarını midelerini doldurarak, yalnızlıklarını ise film karakterlerini izleyerek gideren bu tip insan türü. Diyetisyenlerin ve spor
salonlarının önünü açmıştır. Bu tarz sıkıntıları öngörebilenler zengin olmaya başlamışlardır. Eleştirmemiz gereken durumların da olduğunu inkar edemeyiz
ancak bunları dile de getiremeyiz. Durum bu kadar karmaşık işte…

Read More...

Genel

SAĞLIK ÇALIŞANLARINA KARŞI ŞİDDET VE NEDENLERİ

Dünya ve Türkiye’ de sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olayları eski zamanlardan beri süre gelmiş olaylardandır. Özellikle son yıllarda karşılaştığımız sağlık çalışanlarına yönelik şiddet, sağlık kurumları ve hastanelerde sağlık çalışanları için büyük bir sorun haline gelmiştir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre şiddet: “Kendine, bir başkasına, grup ya da topluluğa yönelik olarak ölüm, yaralama, ruhsal zedeleme ve gelişimsel bozukluğa yol açabilecek ya da neden olacak şekilde fiziksel zorlama, güç kullanımı ya da tehditin amaçlı olarak uygulanması.” olarak tanımlanmıştır.

Sağlık Kurumları’ndaki şiddet: “Hasta, hasta yakınları ya da diğer herhangi bir bireyden gelen, sağlık çalışanı için risk oluşturan; tehdit davranışı, sözel tehdit, fiziksel saldırı ve cinsel saldırıdan oluşan durum.” olarak tanımlamıştır. Avrupa Komisyonu şiddeti: “Çalışanın işi nedeniyle maruz kaldığı, açıkça ya da üstü kapalı şekilde, güvenliğini, iyilik durumunu ya da sağlığını hedef alan istismar, korkutma, tehdit ya da saldırı olaylarıdır.” olarak tanımlanmıştır.
Tüm sağlık çalışanları, sağlık kurumlarında toplum ve insan sağlığı için birçok çaba göstermiş ve göstermeye devam ediyorlardır. Gösterdikleri çabaların yanında hasta ve hasta yakınları tarafından sözlü veya fiziksel şiddetle başa çıkmak zorunda kalmışlardır. Bazen de yaşadıkları zorluğa yenik düşmüştürler. Sağlık kurumlarında çalışmanın, diğer kurumlara göre 16 kat daha riskli olduğu saptanmıştır. Son yıllarda sağlık çalışanlarına yönelik şiddet ortalama 25.000 olarak rapor edilmiştir. Bu olaylardan özellikle 3 tanesi ne yazık ki hafızalardan silinmemektedir. 2014-2017 yılları arasında iki göğüs cerrahi uzmanı Dr. Ersin Arslan, Dr. Kamil Furtun çalıştıkları hastanede hasta yakınları tarafından öldürülmüştür. 2005 yılında yine göğüs cerrahi profesörü Göksel Kalaycı İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi otoparkında silahla öldürülmüştür. Ne acı ki bu isimleri çoğaltmak mümkündür.

Ülkemizde sağlık çalışanları şiddeti önlemek amacıyla birtakım çalışmalar yapılmıştır. Sağlık Bakanlığı’nın sağlık çalışanları için başlatmış olduğu “113-BEYAZ KOD” şiddete maruz kalan sağlık personeli için ücretsiz avukat desteği ile bir uygulamasıdır. Yine sağlık çalışanlarına yapılan şiddetin önlenmesi için Türk Tabipleri Birliği, sağlık çalışanların üye olduğu sendikalar, diğer sağlık meslek örgütlerinin gerçekleştirmiş olduğu çalışmalar, bazı sempozyum ve paneller, televizyon ve gazete röportajları mümkündür. Sağlık Bakanlığı 14.05.2012 tarihinde “Hasta ve Çalışan Güvenliğinin Sağlanmasına Dair Yönetmelik” doğrultusunda sağlık çalışanlarının güvenliği için Beyaz Kod Uygulaması, Bildirim Süreci ve Hukuki Yardım Alınması, Çalışan Hakları ve Güvenliği Birimine Başvurulması, Çalışanların Hizmetten Çekilmesi, Hasta ve Hasta Yakınlarının Bilgilendirilmesi, Çalışanların Eğitimi, Risk Değerlendirmesi ve Güvenlik Tedbirlerinin Artırılması çalışmaları başlatılmıştır.
Ne yazık ki dünya da ve ülkemizde şiddeti bir problem çözme aracı olarak görmek şiddetin birçok boyutta kullanılmasına ve birçok çeşitte görmemize sebep olmuştur. Birçok araştırmacı şiddetin ve saldırganlığın günümüzde gittikçe büyük sorunlara neden olduğunu belirtmiştirler.
Yapılan tüm çalışmaları ve verileri yorumlayacak olursak yapılan tüm önerilere ve çalışmalara rağmen sağlık çalışanlarına yapılan şiddetin önüne geçilmiş değildir. Hem ülke olarak hem de dünya olarak…

Read More...

Genel

Hayvan Severlik

Doğduğumuzda Dünyadaki her şeyi kusursuz sanırız, büyürken yavaş yavaş anlarızki hiç bir seyin kusursuz olmadığını,Dünyada trilyonlarca insan,hayvan ve canlı var bu dünya bizim hepimizin, niye bu telaşımız? neyi paylaşamıyoruz? Niye etrafımızdakilere saygı göstermiyoruz ?

İnsan insana verdigin degeri, sevgiyi her zaman aynı sekilde alamaz sana nasıl davranıcagını bilemez ama sevgimize her zaman sevgi ile karşılık veren ve menfaat gütmeyen hayvanlardır. Bi hayvan tarafından sevildiğini hissettmek dünyadaki tarifsiz duygular arasında, yuvamızı açtıgımız bi can hayatımıza çok şey katıyo aslında,bizden hiç bir farkı yok konuşamıyo olması bi eksiklik değil, ben çok konuşan insan gördüm tek kelime edemeyen hayvandan beter halde, bizim yapmamız gereken ufacık bisey var evlerimizin önüne bi kap su koymak onlara merhamet etmek yuva olmak ama onu bile beceremiyoruz biz, sizin zehirleyerek öldürdügünüz, arabanızın arkasına bağlayara sürüklediğiniz, cinsel istismarda bulunucak kadar alçaldıgınız o canlar size can veriyo aslında, sayesinde kurtulmuş canlar var şu hayatta.

Ama siz dünyada sanki sadece sizinmiş gibi etrafınızdaki canlılara zarar vermeye devam ediyosunuz, kalıcı değiliz hiç birimiz bi cana zarar vermek ona acı çektirmek ne kadar kötü ne kadar acıdır ki bu dünyadaki metfaatsiz sevgiyi asla bilemeyecek olanlar var.
Kötülükle doldurdugunuz o kalplerinizde birazda olsun merhamete yer verin, bi kap su bi kap mama biraz merhamet dünyayı güzelleştirmeye ufacık seylerle başlayalım.

Doğduğumuzda Dünyadaki her şeyi kusursuz sanırız, büyürken yavaş yavaş anlarızki hiç bir seyin kusursuz olmadığını,Dünyada trilyonlarca insan,hayvan ve canlı var bu dünya bizim hepimizin, niye bu telaşımız? neyi paylaşamıyoruz? Niye etrafımızdakilere saygı göstermiyoruz ?

İnsan insana verdigin degeri, sevgiyi her zaman aynı sekilde alamaz sana nasıl davranıcagını bilemez ama sevgimize her zaman sevgi ile karşılık veren ve menfaat gütmeyen hayvanlardır. Bi hayvan tarafından sevildiğini hissettmek dünyadaki tarifsiz duygular arasında, yuvamızı açtıgımız bi can hayatımıza çok şey katıyo aslında,bizden hiç bir farkı yok konuşamıyo olması bi eksiklik değil, ben çok konuşan insan gördüm tek kelime edemeyen hayvandan beter halde, bizim yapmamız gereken ufacık bisey var evlerimizin önüne bi kap su koymak onlara merhamet etmek yuva olmak ama onu bile beceremiyoruz biz, sizin zehirleyerek öldürdügünüz, arabanızın arkasına bağlayara sürüklediğiniz, cinsel istismarda bulunucak kadar alçaldıgınız o canlar size can veriyo aslında, sayesinde kurtulmuş canlar var şu hayatta.

Ama siz dünyada sanki sadece sizinmiş gibi etrafınızdaki canlılara zarar vermeye devam ediyosunuz, kalıcı değiliz hiç birimiz bi cana zarar vermek ona acı çektirmek ne kadar kötü ne kadar acıdır ki bu dünyadaki metfaatsiz sevgiyi asla bilemeyecek olanlar var.
Kötülükle doldurdugunuz o kalplerinizde birazda olsun merhamete yer verin, bi kap su bi kap mama biraz merhamet dünyayı güzelleştirmeye ufacık seylerle başlayalım.

Read More...

Genel

Mutsuzluk

Mutsuzluk uyuşturuyor her yerimi ama dudaklarımda çizgileri var yere sağlam basıyor aslında bir yanım ama bir yanımda sendeleniyor sendelenmiyor değil düşecek gibiyim sensizken mutsuzluk nasıl bir şey olduğunu anlatamam yürüyemem de diyemem çünkü bir yerden sonra yürümem gerek hayatın koşulu maalesef ki böyle hepimiz bir mutsuzluk içinde yaşiyor olabiliriz ama önemli olan buna direnmek.

‌Yokluğuna dayanabilmek için onun bir küçücük fotoğrafına bile bakıyor olabilirsin aynaya baktığın zaman yüzünü karşı tarafta görüyor olsan bile yan tarafında onun olduğunu düşünürsün dünyanın dengesi değişiktir birini kaybettiğin zaman yanında seni büyük bir hüzün kaplar bu kaplayan hüzün yalnızlıkla beraber mutsuzluğa doğru götürür.

Aslında üzerinde bulunduğu bir siyah çelengin beyaz hatıralarına saklı olan alelade sıkıştırılmış bir not üzerinde hey sen mutsuzluk benimle berabersin ama onu yanımdan asla alamayacaksın diyebileceğin kadar önemsizdir mutsuzluk mutsuzum dediğin an kalbinin en ufak köşesinde bir beyaz hatıranın bulunduğunu asla unutma çünkü mutsuzluğun içinde her zaman bir mutluluk vardır.

Read More...

Genel

Yalnızlık

Rastgele bir zaman dilimidir yalnızlık herkesin yalnız hissettiği zamanlar çok başkadır kimilerine göre yalnızlık yazın teknede açılmak kimilerine göre kışın sobanın sıcaklığında uyumak.

Bu yalnızlık aslında herkesin mutlu olduğu yalnızlık kimileri kalabalık ortamlardan uzaklaşmak için ister yalnız olmak için kimileri de bulunduğu ortamın içinde olan kötü niyetli insanların farkına varmak için uzaklaşırlar. Yalnız kalmaya o kadar kötüleyen insanlar var ki hayatları boyunca tek başına yaşamanın sadece bir bedenin yanımda bulunmasına istemekle olduğunu düşünürler.

Aslında bir bedenin yanımda olması değil yalnızlık zihin olarak,düşünce olarak, fikir olarak, kalben yalnız olmak ister insan yalnız olmak o kadar kötü bir şey olsaydı gecenin zifiri karanlığında aydınlatan yakamoz bir gecede ayın parlaması olmazdı.

Read More...

Genel

Umut

Hayat her zaman yüzümüze gülmez. Bu durum, zor günler de yaşayacağız anlamına gelir. Bazen Dünya’ya karşı yenilmiş hissederiz kendimizi. Çıkış yolu aramaya çalışırız nefes almaya çalışmak gibi… Bu yüzden her zaman iyimser olmalıyız. Umutlu bir şekilde yolumuza devam etmeliyiz. Karamsar olursak, zaten en baştan kaybeden biz oluruz.

Çünkü başarı için, her şeyden önce umut gelir. Yeter ki umutlu olmasını bilelim. Yani hayatta hiçbir şeye kolay ulaşılmıyor.Umut hayattaki hırsımıza bağlıdır.İlk başlarda olmayacak sanıyoruz yol yakınken vazgeçmek istiyoruz insanoğlunun hatalarından biride budur, umutlu olup sadece kendimiz için bir adım atabilirsek bu bizim iyiliğimiz içindir kasamsar olmamak gerekir.Umudun zıttı olan karamsarlık da çok kötü bir şeydir.Zira hayat boyunca karşılaştığımız bütün zorluklar umut duygusu sayesinde kolayca aşılabilmektedir. Ayrıca ümitli olduğumuz bir olayın; dilediğimiz yönde ilerleyebilmesi için de elimizden geleni yaparız.

Çok güzel ve yararlı bir duygu olsa da; umut, amacına uygun bir şekilde kullanılmalıdır. Olmayacak duaya amin demek ve umutla beklemek, hayal kırıklığı getirmekten başka bir şey getirmez.Bu nedenle olmayacak bazı gerçekleri kabullenmemiz gerekir. Yaşamımız boyunca birçok felaketle, sıkıntıyla karşılaşabiliriz. Bir insan, umut edebildiği sürece vardır. Bu yüzden umudumuzu asla yitirmemeliyiz.

Read More...